Neden?

Hiçbir şey anlaşılamaz ya da çok gizli değildir. Eğer en fazla 2. “neden” sorusundan sonra cevaba ulaşamıyorsanız, anlayın ki, işin içinde çok büyük çıkarı olan birileri vardır. Çünkü 12 Eylül’ün mirası olan korkunun etkisiyle, bir “neden” sorusu bile sorulurken insanlar tırstığı için, fazla bir gizleme yapılmaz.

.Örnek verirsek belki konu daha iyi açıklığa kavuşur. Sırtımız yeterince kalın olmadığı için de “neden” sorusunu soracağımız konuyu da doğru seçmemiz gerekiyor. O zaman çok geleneksel bir sorudan başlayalım. Herkesin her gün konuştuğu bir sorunun üzerine varalım. Mesela, mesela, “neden” İstanbul’da trafik sorunu var diyelim mesela. Cevap; çünkü çok araba var. “Neden” bu kadar çok araba var? Çünkü insanlar toplu taşım araçlarında rezil olmak istemiyorlar. Peki “neden” toplu taşıma bu denli kötü ya da şu ana bu kadar kötü yönetilmiş ve yenilerin de düzeltemediği berbat bir miras bırakılmış dendiğinde, zurnanın zırt dediği yer geliyor. İşte bizi 12 Eylül öncesine döndürebilecek, birlik ve beraberliğimizi bozup aramıza nifak sokabilecek nokta diyor, ama devam ediyoruz.

Çünkü; bir zamanlar, dandik de olsa, oto sanayi desteklenmek isteniyordu. Bunun, araba yapan şirketlerin sahiplerine ülkenin parasını yığmak, zenginleri daha da zengin etmek istemekle alakası yok. O kadar da acımasız olmayın. Montaj sanayi destekleniyordu sadece, hepsi o. Sonra ortada dünyanın en pahalı benzinini kullanan bir ülke ve vergisinin çok büyük bir kısmını dolaylı vergiden elde eden bir devlet var. Bunun üzerine, bir de, istediğiniz anda vergisine zam yapabileceğiniz otolar var ortada. Yani kazanması gereken herkes kazanıyor. Eh, biraz da kaybeden olması lazım tabi. O kadar olacak. Yumurtalar kırılmadan omlet yapılamıyor bir yerde.

Burada 3. “neden” de karşımıza üç tane sonuç çıktı. Bu üç sonuç/soru için de ayrı ayrı “neden” soruları sorarak devam edebilir ve bu yazıya sığmayacak kadar uzun bir konulara dalabiliriz. Önemli olan “neden” sorularının nasıl sorulması gerektiğine dair bir örnek vermekti. Gerisine siz de devam edebilirsiniz.

Hayatta herkesin karşısına çıkan ve onun canını sıkan şeyler farklıdır. Mesela benim aklıma gelen sorularından ufak bir demet aşağıda. Bazıları incir çekirdeğini bile doldurmayacak şeyler ama merak ediyorum ya da canımı sıkıyorlar işte. Sizinle de paylaşmak istedim.

–         Neden yurdumda işlem görmemiş kahverengi şeker rafine edilip ağartılarak beyazlaştırılan yani üste masraf yapılan şekerden daha pahalıdır?

–         Neden hakimler, özellikle tüketici kazıklayan büyük şirketlere, aynı işlemi başkalarına da yapmasın diye, gelişmiş ülkelerdeki gibi ağır cezalar yerine, sadece mağdurun zararını karşılayan cezalar verir?

–         Neden gelişmiş ülkelerde bunu engelleyen kanunlar varken, yurdumda üretilen en iyi mallar, yurdumda satılan dandik malların yarı fiyatına ihraç edilir de, onlardan faydalanmamız engellenir?

–         Neden yurt dışından ithal edilen peynirlerin nerede üretildikleri yazılmaz da, bir kısmının Çin’de üretildiğini anca ciddi araştırılınca bulunur?

–         Neden yurt dışındaki ve Türkiye’deki aynı isimli ilacın içindeki etken madde oranı yurt dışındaki ile aynı olduğu yazılmasına rağmen etkisi daha azmış gibi hissedilir?

–         Neden Türkiye’deki suç haritası sadece suçların işlendiği yere göre verilir de, suçluların nüfuslarının kayıtlı bulunduğu yere göre verilmez?

–         Neden printer mürekkebi yeni mürekkep almak yerine yeni printer almayı düşündürecek kadar pahalıdır?

–         Neden asla eskimeyen parke yolların üzerine asfalt dökülerek delikli, yamuk yumuk yollarda yürümek zorunda bırakılır insanlar?

–         Neden arabasıyla yayaya vurup kaçıp yayayı ölüme terk edenler cinayet suçlaması ile suçlanmazlar?

–         Neden çocuk hırsızlara uygulanan cezada ebeveynlere pay verilmez? Çocuklarını eğitemeyen aileler çocuğun suçunda ortak değil midir?

–         Neden iki – üç çocuklu bir aile, vergileriyle, yirmi çocuklu ailenin sağlık, eğitim vs. masraflarını ödemek zorundadır?

–         Neden santimetre yazılır da, cm diye kısaltılır? Yabancıysa yabancı. Kısaltması ayrı uzun hali ayrı kelimeler mi bunun? Niye santimetre ise sm diye kısaltmıyoruz veya kısası cm ise, centimeter diye gerçek halini kabullenmiyoruz?

–         Neden bizim insanımız gördüğü her arkeolojik eserin pipisini kırmak zorunluluğunu hisseder?

–         Neden İstanbul’un koskoca ilçelerinde topu topu 5 nöbetçi eczane olur? Hangi sebeple nöbetçi eczane sayısı insan sayısına göre düzenlenmez de, insanlar etraflarında yüz eczane varken, ta bilmem nerelere sürüklenir gecenin bir yarısı? İstanbul’un her ilçesi, en Türkiye şehirlerinin çoğundan büyükken…

–         Neden gümrük memurları sadece Rolex kullanır? Zamanı bu kadar hassas ölçmek onlar için çok mu gereklidir?

–         Neden hala üç tarafı denizle çevrili bir ülkede deniz değil de kara taşımacılığı ön plandadır?

–         Neden bize ilkokulda hayatta gerçekliğini hiç görmediğimiz Türkler güler yüzlü, misafirperver, yardımseverdir palavrası öğretildi?

–         Neden trafik durduğu halde İBB’nin Cep Trafik uygulamasındaki  hız sensörleri 20 km – 18 kilometre gibi saçma rakamlar gösterir?

–         Neden devlet kaçak elektrik bedelini parasını ödeyen abonelerden çıkarır? Devletin beceriksizliğini ödemek vatandaşların boynunun borcu mudur?

–         Neden Türkiye’nin en muhafazakar hükümeti zamanında GDO’ya izin verilir? GDO Allah’ın yarattığını onun yarattığı şekilde beğenmemek ve değişiklik yapmak değil de nedir?

–         Neden otlağa bırakılan bir koç bir adamı öldürdüğü zaman sahibi hem hapis, hem de 45 bin lira para cezası yer de, pitbull, rottweiler dolaştırıp, insanı kolsuz bacaksız bırakanlar doğru dürüst ceza almaz?

gibi şeyler işte. Aslında yanlış yaptığımı biliyorum. İnsanlarla “neden” sorusuna anlam katan bir paylaşım yapmak istiyorsan, şarkı paylaşman gerekir; Neden Candan Erçetin, İsmail YK Neden, İbrahim Tatlıses “Neden” bu iş içindir. Neden gülüm, neden aşkım, neden canım gibi laflar sayesinde, “neden” kelimesinin nasıl kullanılması gerektiğine vakıf olur, böyle acaip şeyler düşünmezsin.

Kutsi Akıllı

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *