Şahmaran Efsanesi

Şahmaran efsanesi, insanoğlunun güvenilmezliğini anlatan en iyi özeleştiri hikayelerinden biridir.

Şahmaran’ın ayrıntılı olarak anlatıldığı eserlerden olan Camasbname, Binbir Gece Masalları’ndaki “Camasb’ın (Hasib) Serüvenleri”nden alınmıştır. Olaylar, Keyhüsrev zamanındaki İran’da geçer. Hikayenin ilk bölümünün kahramanı, Danyal Peygamberdir. Continue reading Şahmaran Efsanesi

Yeşilçam’ın Erotik Yılları

Aydemir Akbaş – Figen Han ikilisi, Türk sinema tarihinin “civciv”li zamanını hatırlatır. Matrak film isimleri, yatağa illa da donla girilen çakma pornolar, üstlerinde 3 tane siyah yıldız bulunan çıplak hatunlu afişler, 5 film gösteren sinemalar, Türklerin Almanca’yı en seksi lisan olarak bellemesine sebep olan film arasına eklenen Alman pornoları ve oturmadan önce kibrit çakılarak kontrol edilen koltuklar. Continue reading Yeşilçam’ın Erotik Yılları

Troya 4 – Ateşi Getiren Gemi

(Troya 3. Bölüm) Hekabe, doğurup büyütemediği oğlunun yanından ayrılmıyor, Priamos yıllarca içinde taşıdığı vicdan azabından kurtulmuş olmanın rahatlığını yaşıyordu.

Paris, orman perisi olan sevgilisini babasının sarayına davet etmiş, İonone ormandan ayrılamayacağını söylediğinde önce onu ormanda ziyaret etmeye başlamış, daha sonra bu ziyaretler gittikçe azalmıştı. Continue reading Troya 4 – Ateşi Getiren Gemi

Acı Kaybımız; Endüstriyel Ekonomi Çağı

“Endüstriyel Ekonomi Çağı, kısa süre içinde, Manhattan, Wall Street’de yapılacak cenaze törenini müteakkiben tarihe gömülecektir. Sevenlerine duyurulur”

Değişen çevre şartlarına en hızlı uyum sağlayanlar yaşarlar, diğerleri ölürler. Öznenin insan, hayvan, bitki, ülke ya da sistem olması sonucu değiştirmez. Continue reading Acı Kaybımız; Endüstriyel Ekonomi Çağı

Troya -3- Troyalı Helen

( Troya 2. bölüm ) Paris, Troya’da, prensliğin tadını çıkarırken, diğer tarafta Helen vardır. Dünyanın en güzel kadını. Mitolojide böyle bir unvan alınacaksa, çorbada muhakkak tanrıların da tuzu bulunmalıdır. Bulunur da zaten. Helen Zeus’un kızıdır[1].

Sparta kralı Tindaros’un dillere destan güzellikte bir karısı vardır; Leda. Leda güzelliği ile yalnız insanların değil, tanrıların bile ilgisini çekmektedir. Continue reading Troya -3- Troyalı Helen

Ayasofya; “Melek ve Çırak” efsanesi…

Bir şey ne kadar büyükse, ona ait olanlar da o kadar çok olur. Ayasofya, yaklaşık 1500 yılda (MS 537) yaptığı ününü, “çokları” ile de pekiştirmiştir. Bu çoklar arasına, efsaneleri de girer.

Bir çok yazar ve ünlü kişi, Ayasofya anılırken, onunla birlikte anılmak için ya bir efsane uydurmaya çalışmış ya da  var olan efsaneleri değiştirerek efsanenin bir parçası olmaya uğraşmıştır. Continue reading Ayasofya; “Melek ve Çırak” efsanesi…