Yeşilçam’ın Erotik Yılları

Aydemir Akbaş – Figen Han ikilisi, Türk sinema tarihinin “civciv”li zamanını hatırlatır. Matrak film isimleri, yatağa illa da donla girilen çakma pornolar, üstlerinde 3 tane siyah yıldız bulunan çıplak hatunlu afişler, 5 film gösteren sinemalar, Türklerin Almanca’yı en seksi lisan olarak bellemesine sebep olan film arasına eklenen Alman pornoları ve oturmadan önce kibrit çakılarak kontrol edilen koltuklar.

“Her yol helal zımbala Bilal”,  “Vay anam vay, ne tatlı tramvay”, “Şehvet kurbanı Şevket”, “Civciv çıkacak kuş çıkacak”, “Lambaya püf de”, “Fırçana bayıldım boyacı”, “Ayıkla beni Hüsnü, “İşte kapı işte sapı”, “İsmet bu ne kısmet”, “Bazıları cacık sever”, “Kazım’a ne lazım”, “Aşkın sabun ise köpürt beni Pakize”,  “Parçala Behçet”, “Bayan bacak, tabanca bıçak”, “Gizemli prezervatif, “Mi bemolden inlet beni”, “Saffet beni kütürdet”, Kasımpaşalı Emanuel”, “Sütçünün dönüşü”, “Hüsnü’den başka herkesle”, “Hasan almaz, basan alır”, “Öttür kuşu Ömer”, “İyi döverim, kötü severim”, “Vur vur, kaç kaç”, “Yüzme bilmiyorsan ne işin var ağaçta”, “Kartal Pendik, gittik geldik”, “Zevkten bayılanlar”, “Turist bakireler”, “Tak fişi, bitir işi”, “Beş dakkada Beşiktaş”, “Ah deme , oh de”, “Git gel Konya altı saat”, “Çarli’nin kelekleri”, “Parayla değil, sırayla” gibi kafiyeli, esprili, çok şey vaad eden ama hiç bir şey vermeyen filmlerin devriydi o devir. Tabi sinemaya gelen seyirci de mağdur edilmiyor, bu dolgu malzemesinin içine yabancı, özellikle Alman pornolarından bölümler katılarak herkes mutlu ediliyordu.  Peki nasıl başlamıştı bu devir?

70’lerin ortalarında, Fransız “salon” filmlerinin sulandırılarak Türkiye’ye adapte edilmesiyle gerçekleştirilen filmler, gitgide daha az seyirci çekmeye başladılar.

Artık seyirci Tarık Akan’ın yakışıklı çocuk, yataktan makyajıyla kalkan Filiz Akın’ın küçük hanım, fabrikatör babanın Hulusi Kentmen, aşçının Necdet Tosun, tecavüzcünün Coşkun, dayak yiyen adamın Yadigar Ejder olduğu filmlere burun kıvırır hale gelmişti. Türk halkı, esen “sol” rüzgarların da etkisiyle, romantik devrini bitirip, daha gerçekçi olmaya başlamıştı. Yeşilçam’ın büyük çoğunluğu ise, “çal, çırp, ekle” yöntemiyle film yaparken, buna ayak uydurması imkansız olduğundan, başka bir kulvara geçerek yaşamını sürdürmeye çalıştı; Erotik filmler.

Porno sınıfı altında tanımlanan ama erotik bile olamayan bu filmler piyasaya sürüldüğünde, cinsel açıdan açlık çeken Türk halkı (en azından erkekleri) büyük ilgi gösterdi. Nerden estiyse, adları da, “miki” filmi olarak anılmaya başladı. Sanat için soyunanlar, sadece kadınlardı. Bu çakma erotiklerde, erkek oyuncular, yanlışlıkla kıçları dev gibi ekranda kabak gibi ortaya çıkmasın diye, külotlarını çıkarmadan oynarlardı.

Aydemir Akbaş, Necla Fide, Mete İnselel, Figen Han, Ali Poyrazoğlu, Arzu Okay, Zerrin Egeliler, Hadi Çaman, Behçet Nacar, Ünsal Emre, Bülent Kayabaş gibi oyuncular, Türk sinemasının en popüler yıldızları olmuşlardı.

Filmler, zıvık komedi ile erotik arasında, en alt kitleye hitap eden senaryolarla ortaya çıkıyordu. Filmlerdeki en önemli unsur ise isimdi. Çünkü sinemalar mahalle arası ya da ortalık yerde olduğundan, genelde filmin afişi asılamıyor, sadece ismi yazılıyordu.

Filmlerin afişleri ve lobi kartları vardı tabi. Sinemanın içinde, lobide asılı dururlardı. Bu arada “olur a bir şey olur” diye sansür mekanizmasını da otomatik olarak işletmeye başlamıştı afişçiler. Cinsellik içeren noktaları, siyah yıldızlar koyarak kapatırlardı. Daha sonra basın camiamızı da uzun süre etkileyen “yıldız” ekolü, o zaman başlamıştı.

İsimlerine gösterilen bunca özene rağmen bu yapıtlar “sanatsal” değil, “işlevsel” ürünlerdi. Oynatılan Yeşilçam filmleri, özellikle büyük şehirlerde, sadece gösterge idi. Sinemalar, o filmleri oynatarak, ne tür film oynattıklarını belli ederler, film arasında “parça” tabir edilen yabancı porno filmlerinden bölümler koyarak, gişelerini yüksek tutarlardı. Sinemalardan bazıları art arda 5 film göstermesine rağmen, 3 filmi izleyebilenlerin sayısı parmakla sayılabilecek kadardı.  Aksaray Güneş, Karagümrük Arı ve Beşiktaş Suatpark sinemaları verdikleri “parça”ların kalitesiyle öne çıkarak, İstanbul tarihine geçen efsanevi adlar bıraktılar.

Bu filmlerin setleri de, hayli komik olaylara konu oluyormuş. Eski yönetmenlerin bulunduğu bir mekanda, konu döneme gelince, birisi, Aydemir Akbaş’ın başından geçmiş bir olay anlatmıştı.

Sette, her zaman olduğu gibi erkekler, yatağa külotla giriyor fakat kadının ya kokusu, ya tavrı ya da başka bir şeyinden dolayı Aydemir Akbaş tahrik oluyor. Yönetmenin yanına giderek “Çok ayıp oldu, hanımefendiye söyleyin, isteyerek olmadı” diye haber gönderiyor. Hanım efendi de cevaben “Madem o kadar çok beğendi, fark ettirmeden halletsin işini. Ben belli etmem” diyor. Bunu dinlediğimde gülmekten ölmüştüm. Aydemir Akbaş şahsen masada olmadığı için daha sonra neler olduğunu öğrenemedim.

Bir başka hikayeyi ise, sinemacıların anılarını anlattığı bir söyleşide dinlemiştim. Yetmişlerin sonları, yine bir erotik/macera/komedi filmi çekiliyor. Mekan Heybeliada, aylardan Ekim. Teknede kavga eden figüranlardan biri suya düşüyor. Çekim denizde yapıldığı için, fark edilmiyor da. Adamı 15 –20 dk. sonra sudan çıkarıyorlar ki, gariban donmak üzere. Bunun üzerine yönetmen Y. abimiz teknede bulunan iki “erotik film” oyuncusu ablamıza “bu çocuğa bir şey olursa kendimi bağışlamam, alın bunu aşağı götürün, ne yaparsanız yapın ama hayata getirin” diyor. Ablalarımız oyuncuyu teknenin altındaki kamaraya götürüyorlar. Kabataş’a geldiklerinde donmaktan ölmek üzere olan figüran yanakları ateş gibi, biraz halsiz ama hayat dolu olarak kamaradan çıkıyor.

80’lerle birlikte furyanın da sonu geldi. Askeri darbe yüzünden değil. Polis zamanında nasıl yürüyorsa, asker zamanında da benzer şekilde yürüyordu işler. Delikli demir çıktı, mertlik bozuldu derler ya, işte o hesap. Betamax diye bir şey çıktı piyasaya. O andan itibaren, artık kimse Yeşilçam’ın dandik erotik filmlerine yüz vermedi ve Türkiye’de Almanca’nın en popüler olduğu 15 yıl başladı.

Kutsi Akıllı

Bu yazı Genel, Sosyal Hayat kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.