Barselona

Dünya kentleri arasında, estetiğin başkenti için bir oylama yapılırsa, oylanan kentler arasında Barselona’nın olacağı kesin. Şehri gördüğünüz an içinizden orada kalma, orada yaşama isteği geçiyor. Temiz, düzenli, güzel ve güvenli. Nüfusu, turistler hariç  1.6 milyon.

Barselona’da Kolomb Anıtı’ndan Palau Nacional’e,  La Sagrada Familia’dan Magical Fountain’e  bir sürü yer var da,  genel geçer bilgi ve resimleri, her kaynaktan bulabilirsiniz nasılsa. Continue reading Barselona

Neden?

Hiçbir şey anlaşılamaz ya da çok gizli değildir. Eğer en fazla 2. “neden” sorusundan sonra cevaba ulaşamıyorsanız, anlayın ki, işin içinde çok büyük çıkarı olan birileri vardır. Çünkü 12 Eylül’ün mirası olan korkunun etkisiyle, bir “neden” sorusu bile sorulurken insanlar tırstığı için, fazla bir gizleme yapılmaz.

. Continue reading Neden?

Twitter’in en iyileri (Ocak 2012)

en iyi twitlerTwitter sosyal medyanın belki de en etkili aracı. Etkili olmasının yanında oldukça eğlendirici de.  Bazen öyle bir twit görüyorsunuz ki, en sinirli anınızda bile basıyorsunuz kahkahayı. Bu yazı için kuzubudu‘ndan Ocak ayının en eğlenceli twitlerinden bir demet topladım. Umarım siz de benim kadar eğlenirsiniz…

.

Continue reading Twitter’in en iyileri (Ocak 2012)

Epigenetik ve genetik hafıza

Epigenetik nedir? Üzerinde yaşadığımız toprak, genetiğimizi değiştirir mi? Kültür, genetikle etkileşir mi? Genetik hafıza diye bir şey var mı? Human Genome Project’ten sonra bu soruların cevapları daha net olarak alınmaya başlandı.

Continue reading Epigenetik ve genetik hafıza

Troya 7 – Odysseus’un Palamedes’e İftirası

(troya 6) …. Dokuz yıl kuşatma olmasına rağmen, yazıtlar hep onuncu yıl hakkındadır.

Bu arada Akhalar, çevredeki tüm yerleşimleri istila eder ve yağmalarlar. Trakya’daki topraklar bile yağmadan nasiplerini alır. 10. yılda çevredeki her yer yağmalanmış, kuşatma yeniden tüm sertliğiyle başlamıştır. Fakat Troya’ya özellikle Anadolu’dan  gelen yardımlar son ana kadar devam eder. Continue reading Troya 7 – Odysseus’un Palamedes’e İftirası

21. Yüzyılda Kölelik

Gelişmiş ülkelerin en büyük problemi, köleliğin, yaşam standartlarını korumak için gerekliliğini, uygun biçimde izah edebilme zorluğudur. Çünkü ekonomilere ivme veren şeylerden biri de, “kaçak işgücü” diye tanımlanan kölelik düzenidir. Gelişmiş, modern diye tanımladığımız hemen her ülke, toprağın altından akan bu kölelik düzeninden yararlanır.

Continue reading 21. Yüzyılda Kölelik

Uzaylılarla İlk Temas

“Bir şeyin var olup olmaması, sizin ona inanmanızla alakalı değildir.”

Dünya dışı yaşama inanmadıklarını söyleyerek, kitleleri yönlendirenlerin, “Uzaylılarla ilk temas” konusunda ciddi hazırlıkları var. Bunların arasında, Vatikan Katolik Kilisesi’nin de olduğunu söylersem, sanırım yazıyı daha bir ciddiye alırsınız. Çünkü Vatikan, dünyanın yuvarlak olduğunu bile, 1992 yılında kabul etmiş bir kurum.

Continue reading Uzaylılarla İlk Temas